Yuval Noah Harari, Homo Deus: A Brief History of Tomorrow (2015) kitabında, insanın gelecekte biyolojik ve bilişsel sınırlarını aşarak tanrısal yetiler kazanacağını öngörür. Harari’nin Homo deus modeli, temelde biyolojik geliştirmeyi (transhümanizm) öne çıkarır. Posthümanist aşma (bilişim eksenli) kısmı ise, veriizmin içinde erir ve mistifiye edilir.
Bu yaklaşım üç varsayıma dayanır:
1. İnsan zekâsı ve biyolojisi tamamen mühendislik ilkelerine indirgenebilir.
2. Anlam, maddi veri akışının içinde yeniden üretilebilir.
3. İnsan öznesinin varoluşsal konumu, teknik yükseltme ile Tanrı düzeyine taşınabilir.
Bu varsayımlar, hem metafizik hem de ontolojik açıdan sorunludur.
Harari’nin veriizm (dataism) adını verdiği yeni “inanç sistemi”, tüm anlamın ve değerin bilgi akışına indirgenmesini savunur; bireyler bu akışın düğümlerine dönüşür. Harari, dini sistemleri tarihsel “kurgular” olarak görür. Mitolojiler, ona göre, toplumsal işbirliği için üretilmiş “ortak hayaller”dir.
Bunun yerine veriizm, yeni bir küresel inanç olarak sahneye çıkar: bilgi akışı mutlaklaştırılır. Ancak bu, kadim “Tanrı” kavramını yalnızca teknik bir figürle ikame etmekten ibarettir.
Burada mitolojik düzlemde önemli bir çelişki ortaya çıkar:
• Tanrı (mutlak yaratıcı) ile tanrısallık (sonradan kazanılan güç) arasındaki fark bulanıklaşır.
• Harari’nin Homo deus’u, mitolojik anlamda Prometheus veya Baal gibi “yükselmiş varlık” figürleriyle akrabadır; mutlak Tanrı ile özdeş değildir.
Metafizik İkincillik
Tezimdeki temel argüman şudur:
• Metafizik ikincillik: İnsan, yaratılmış bir varlık olarak varoluşunu başlatan bir “ilk neden”e bağımlıdır.
• Bu, onun mutlak, ezelî ve zorunlu varlık statüsüne ulaşmasını metafizik olarak imkânsız kılar.
• Tanrı olmak, sonradan edinilebilecek bir durum değildir; özsel ve mutlak bir hâl gerektirir.
Harari’nin Homo deus vizyonu, bu metafizik engeli göz ardı ederek, Tanrı’yı yalnızca teknik açıdan yeniden üretilebilecek bir hedefe indirger.
Homo deus, nihayetinde insan merkezli bir projedir; Tanrı’nın değil, insanın kendi arzularını yücelten bir kurgudur.
Bu kurgu, metafizik bir tartışmaya girişip, bir zemine ulaşıp ozemin üzerine yeni bir ufka açılmamaktadır. Aksine yüzyıllardır zemin taşları döşenmiş bir akışın son mahsullerini toplamaya yönelik olarak popülist soslu sofistlik yapmaktadır. Hatta "Tech For All" ın yalancı cennet vaadinin borazanlığını yaptığı dahi söylenebilir. Bu nedenle hem yürürlükteki Ontolojinin kadim sorunları hakkında suskundur hem de posthümanist distopyanın karanlık temsili Daemon karşısında kırılgandır.
Homo Dei ise epistemolojik inançla erişilebilecek metafizik potansiyeli fizikileştirerek yeni bir ontoloji kurmayı hedefler; bu, Homo deus’un teknik sınırlarını aşar ve ontolojik arayışlara köklü bir çözüm sunar.
Yorum Gönder